4 Şubat 2013 Pazartesi

Manifestom değil!

Blog başlığıma bakarak bitkisel ilaçlarla ilgili şeyler yazacağımı düşünmeyin. Bloğum aslında bir nevi günlüğüm olacak sanırsam. Sanırım diyorum çünkü genellikle üşengeç biriyimdir. O yüzden her gün bir şeyler yazmamı beklemeyin benden. Yazdıklarım da zaten öyle çok ahım şahım şeyler olmaz. Basit bir hayatım var sonuçta. Blog başlığımın tek esprisi hayata karşı bitkisel hayatta olan bir hasta gibi bakmam. Yatağımda yatmış çevremde olan şeylerden kopuk bir hayatım var gibime geliyor. Evet, evet sahiden öyle sanırsam. (Son iki cümledeki emin olamama durumundan pek de bir şeylere karşı emin bir tavır sergileyemediğimi sezmişsinizdir. ) Günlük olacak demiştim ama vazgeçtim şimdi, bu blog içsel yolculuğum olacak sanırsam. Çünkü zaman zaman Hit'ler gibi biri olmaktan korkuyorum. Eğer olursam da bana sövmeden önce bu bloğu okuyun. Neyin neden olduğunu anlayın en azından. Bu arada Hitler! apostrof yok. İlk ne hakkında yazacağımı bilmiyorum inanın, zaten neden olduğunu anlayamadığım bir şekilde "şurda da şöyle bir şey olmuştu çok eğlenmiştik amk!" dediğim bir anım yok sanırım. Ya da bu tarz şeyleri anlatma gereği duymadığımdan hafızamda tutmuyorum. Bir yerden çıkacaksa bilinçaltım bakar zaten o işe. Hayata karşı genelde suskun bir tavır sergiliyorum anlamadığım bir şekilde. Zaman zaman kendimi sorgulamama rağmen bir türlü içimden gelmiyor. Veya gerçekten çaba sarf etmiyorum. Bazı zamanlar bir psikoloğa filan mı gitsem diye de düşündüğüm oluyor sırf bu yüzden. Bir travma yaşadığımı filan da düşünmüyorum ayrıca. Mizacıma işledi artık kurtulamam bir de bu illetten. Püff hayat zor. Neyse iyi bakın kendinize ilginizi çekmediğimi biliyorum. Ama yine de bir şeyler yazarım ben.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.